tr

ANKARA’NIN DÜNÜ VE BUGÜNÜ “BAŞKENT İNSANİYET BULUŞMALARI”NDA KONUŞULDU

ANKARA’NIN DÜNÜ VE BUGÜNÜ “BAŞKENT İNSANİYET BULUŞMALARI”NDA KONUŞULDU

Ankara’da İnsaniyet Eğitim, Kültür ve Sanat Derneği tarafından düzenlenen “Başkent İnsaniyet Buluşmaları” programı, başkentin tarihî ve kültürel derinliğine ışık tuttu. 22 Nisan 2025 tarihinde Kabakçı Konağı’nda gerçekleştirilen söyleşiye tarihçi ve sosyolog Ercan Demirci “Taşradan Başkente: Ankara’nın Medeniyet ve Şehir Hafızası” konulu sunumu ile konuk oldu. Etkinlik, yoğun ilgiyle karşılandı.

Tarihle ayna mesafesinde ilişki kurmalıyız…

Program, Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başladı ve Mehmet Nezir Gül’ün açılış konuşmasıyla devam etti. Gül, Ankara’nın cumhuriyet tarihindeki rolünü ve toplumsal hafızadaki yerini vurguladı. Ardından Fatih Karadayı, konuşmacı Demirci’nin öz geçmişine dair bilgiler paylaştı.
Söyleşi, Dr. Fatma Somuncuoğlu’nun moderatörlüğünde ilerledi. Demirci, tarih biliminin yalnızca geçmişi anlatmakla kalmadığını, aynı zamanda  ve hatta daha da ziyadesi ile “yarını inşa etmek ve yön vermek isteyen bir disiplin” olduğunu ifade etti. Tarihle ilişki kurmanın, “aynaya bakar gibi ve haddi zatında ayna mesafesinde; ne uzak ne çok yakın, tam kıvamında, kıymetinde ve doğru mesafede” olması gerektiğini ve ayrıca sosyal bilimlerde bir kavramın birçok tanımının yapılabildiğini ve bunun ayrı bir zenginlik ifade ettiğini belirten Demirci; Şehrin, orada mukim olanların dışındaki insanları da davet eden, onları barındıran, besleyen, imkân sunan yer olduğunu belirterek, “5 bin yıllık bir tarihi olan Ankara, sadece yaşayanlarıyla değil; dışarıdan gelenlere de yaşam alanı sunduğu ölçüde bir şehir olmuştur.” dedi.

Demirci, Ankara’nın nehir medeniyetlerinin kesişim noktası olan Anadolu’da, kıymetli bir jeostratejik konumda olduğunu ifade etti….

Konuşmasında dünya tarihine de değinen Demirci, yerleşik hayatın, suyla ve nehirlerle şekillendiğini anlattı. Nil, Mezopotamya, Fırat, Dicle ve Maveraünnehir gibi kadim nehir medeniyetlerine dikkat çekti.

Ankara’nın da bu medeniyetlerin uzantısı niteliğinde Anadolu’nun kadim bir yerleşim yeri olduğunu belirten Demirci, batıdan doğuya ve doğudan batıya yapılan göçlerin Ankara’nın temel yapısını oluşturduğunu söyledi. Şehrin tarih boyunca bir ticaret ve lojistik merkezi olduğunu vurgulayan Demirci, Ankara’nın kral, baharat ve  ipek yollarının önemli güzergâhlarından biri olduğunu hatırlattı.

Ankara’nın İslam’la buluşması ve tarihî kimliği…

Demirci, konuşmasının devamında Ankara’nın İslam’la buluşmasından söz etti.  11. yüzyıl ile birlikte Anadolu’nun Müslümanlaştığını belirtti. 1400’lü yıllarda Osmanlı’nın kendini gerçekleştirme sürecinde Ankara’nın önemine dikkat çekti. Yıldırım Bayezid ile Emir Timur arasında yaşanan Ankara Savaşı’na da değinen Demirci, Timur’un savaşı kazandıktan sonra karargâhını Hıdırlık Tepesi’ne kurduğunu ve Arapların en büyük şairi İmruülkays’ın da burada medfun olduğunu ifade etti.

Cumhuriyetle birlikte Ankara yeniden şekillendi…

Ankara’nın cumhuriyet döneminde nasıl bir dönüşüm geçirdiğini anlatan Demirci, İttihat ve Terakki Cemiyeti’nin Selanik’ten sonra en güçlü olduğu lokasyonların başında Ankara’nın  olduğunu vurguladı. Ankara’nın başkent olarak seçilmesinin yalnızca stratejik değil, aynı zamanda tarihi ve sosyolojik bir derinlikten de kaynaklı olduğunun altını çizdi.

Katılımcılardan yoğun ilgi…

Söyleşi, katılımcıların soruları eşliğinde interaktif bir şekilde devam etti. Programın sonunda İnsaniyet Derneği Başkanı Nil Gülsüm Kurt, katkılarından dolayı Ercan Demirci’ye teşekkür plaketi takdim etti.

23.04.2025
486
Ziyaretçi Yorumları

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.